9 Ocak 2015 Cuma

En umulmayan can kırığı

   Hiç beklemediğin bir anda;
acıtır,
seni en çok üzmek istemeyen.
   Sonrası;
aynı klişe,
aynı yalan.
   Ezberlenmiş, kirli bakışlar.
   Zavallı sarılmalar!!!
   En ummadığın can kırığı,
en derin,
bıçak kesiğinden,
beterdir;
izi kalır!
           ****
        07.12.2014

Unut beni anne!

   Parçala beni anne!
   Kemiklerimi;
salyaları akan, kurtlara
fırlat!
   Etimi, saklama kaplarına koy!
   Çürüt beni anne!
   İstasyonlarda bırakılan boş vagonlar gibi,
terket beni!
Unut beni anne!
                        ****
                    28.11.2014

Biliyorlar

   Bostancı- Kadıköy metrosu,
şahit;
gözyaşlarıma,
kızarmış burnuma,
hıçkırıklarıma...
   Herkesler şahit;
annesizliğime,
yuvasızlığıma,
kimliksizliğime...
   Yalnız olduğumu biliyorlar,
işte!
    Anlıyorum;
gözlerinden!
Biliyorlar!
                  ****
            28.11.2014

kimsesizler mezarlığı

   Kimsesiz kaldım şimdi;
ıssız sokaklar gibi...
Unutulmuş yollar gibi,
hiç bir yere ulaşmayan;
merdivenler gibi...
              ****
           28.11.2014

Ödüm

   Annem giderse;
ölürdüm ben.
   Annem gitti!
Öldüm!
   Issız kaldım.
   Konar mı mezarıma,
kuşlar?
   Çiçekler açar mı?
   Toprak yaşar mı?
   Babam sever mi artık,
beni?
                ****
               27.11.2014

Öldü

   Öldü kardeşim, bir gün;
mutfakta.
   Elimden bir bıçak düştü,
o da düştü.
   Gözlerimi bağlayıp,
kulaklarımı tıkayıp;
öldürdüm onu,
mutfakta.
   Hala yarası durur boynumda,
tırnağının...
   O öldü,
orda, mutfakta
öldü?
   Açtım gözlerimi,
gittim.
   Kanları durur hala,
orda,
mutfakta!
   Annemi çalmıştı...
             ****
           27.11.2014

Susma Anne!

   Benden vaz mı geçtin,
anne?
   Elimi tutmayacak mısın
artık?
   Sarmayacak mısın?
   Sevmeyecek misin?
   Susma anne!!!
Sevmiyorum seni de!
Vazgeçtim de!
   Susma anne!!!
Sen de acıt,
sen de kanat!
Ağlat beni anne!
Ağla beni....
          ****
       27.11.2014