7 Kasım 2014 Cuma
24.10.2014
Ben sana fazlaydım, sen bana eksik..
Oysa, çocukluk yaralarımız benziyor gibiydi; sanki dizlerimiz aynı yerden kanamış, aynı okyanusta kimsesiz kalmıştık.
Haklıydın; farklıydık. Sen giyinmeyi bilmiyordun, ben çok süslüydüm. Midye tavayı midye dolmaya tercih ediyordun, ben tüm sakatatların tiryakisi. Koyu fenerliydin, fanatizme karşıydım. Ortak şarkılarımız dışında herşeyimiz farklıydı evet! Filmlerimiz, müziklerimiz... Sen Taksim, ben Kadıköydüm... İki ayrı yaka.
Ama ellerini sevmiştim çocuk. İlk onları sevmiştim. Uzun parmaklarını, üçgenos tırnaklarını.. Sonra kirpiklerinin altına sakladığın çocukluğunu, yamuk ve sivri çeneni, yanaklarını sevmiştim. Dudaklarını... Boynunu...
Fesleğen yetmedi işte.
Ağır geldim sana. Taşıyamadın. Oracıkta düşüverdim ellerinden. Derim yoktu ki, etime camlar battı. Canım yandı. Çok yandı...
****
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder